Yaz gelip de beş ayları doğunca Kuru ağaçta dal bitmiş gib' olur Bir güzel de on beşine değince Yükünü güneşten tutmuş gib' olur
Aşıklar sazını elinden atsa Güzeller çemberin yüzüne tutsa Herkes sevdiğinin sesini işitse Gökte gövel turna ötmüş gib' olur
Bulana da deli gönül bulana Ay gele de orta yere dolana Bir yiğidin sevdiği yakın olana Günde düğün bayram etmiş gib' olur
Karac'oğlan der ki bunu kayıran Tatlı canı birbirinden ayıran Muhanetin sofrasından karnın' doyuran İki eliyle ağı yutmuş gib' olur |
 |
|