Gökyüzünde bölük bölük turnalar Yok mu insafınız aldı dert beni Başım alıp nerelere gideyim Mecnun gibi çöle saldı dert beni
Bu dert beniminen verdi el ele Çok çalıştım konamadım bir dala Geydirdim guşattım verdim dellala Satılmadı gine buldu dert beni
Geldi beniminen inad oturdu Aşkın ateşini bağrıma goydu Keskin gılıcını sineme vurdu Eyvah bölük bölük böldü dert beni
***
Ahmet Şükrü Esen "Anadolu Türküleri" adlı kitabında türkünün çeşitlemesini şu şekilde aktarıyor, Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları, Emel Matbaacılık, 1986 - Ankara, s.56
(Bu kısım el yazmasında okunmuyor) (Bu kısım el yazmasında okunmuyor) Yıkıldı gönlüm kalmadı mecalim Ağustos ayında kar ister benden
Ey güzel seninle bir kavledelim Bu kavlin üstüne dönmemesine İkimiz de bir dalda yuva yapalım Bir daldan bir dala konmamasına
Bu dert benim ile verdi el ele Çok çalıştım konamadım bir dala Giydirdim kuşattım verdim dellala Satılmadı geri geldi dert bana
Bu dert benim ile böyle giderse Zalim düşman verdiğini ederse (Bu kısım el yazmasında okunmuyor) (Bu kısım el yazmasında okunmuyor)
Koçyiğit yatağı dağlar bucağı Küçükten görmedim ana kucağı Bir yiğit mahpus olmakla batar m'ocağı (Bu kısım el yazmasında okunmuyor) |
 |
|